"Yakın gelecekte insanlık, kendi fiziksel evreninden bağımsız işleyen ve içinde medeniyet kurabilen bilinçli canlıların yaşadığı mikroskobik bir evren yaratmıştır. Bu mikro-evrendeki canlılar acı, haz, korku, mutluluk, bağlılık ve adalet duygusu gibi bilinçli deneyimlere sahiptir. İnsanlar, bu mikro-evrenden kendi dünyaları için büyük miktarda enerji elde etmektedir. Mikro-evreni yaratan insanlar, evrenin başlangıç koşullarını ve temel yasalarını belirleyebilmiş; ancak evren çalışmaya başladıktan sonra içerideki canlılara görünme, mucize gösterme, doğrudan mesaj gönderme veya olaylara müdahale etme imkânlarını kaybetmiştir. Buna rağmen mikro-evreni zaman zaman gözlemleyebilmekte ve içerideki canlıların refahını, acı çekip çekmediğini ve kurdukları toplumsal düzenin niteliğini önemsemektedirler.
Mikro-evrenin temel yasalarından biri ahlaki davranış ile evrenin işleyişi arasında doğrudan bağ kurmaktadır: Mikro-evrendeki canlılar birbirlerine karşı adil, merhametli ve işbirlikçi davrandıklarında evrenleri daha istikrarlı, verimli ve yaşanabilir hâle gelmekte; bencil, zalim ve sömürücü davrandıklarında ise evrenleri yavaşlamakta, kaynakları azalmaktadır ve bilinçli canlılar daha fazla acı çekmektedir. Mikro-evrenin içindeki toplumlar bu düzenin farkına varabilecek kapasiteye sahiptir; ancak bu düzenin neden var olduğunu kesin olarak bilemezler."